Kerim Demir>> Site içi arama
Hoşgeldiniz Kerim Demir |

Bilgi

YENİ EKLENENLER

İçerik

Kerim DEMİR

redifaskeriteskilati

REDİF ASKERİ TEŞKİLATI

Redif: Son dönem Osmanlıordusunda, askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er demektir. Genelde kayıtlarda redif taburları olarak geçer. Yine kaza(ilçe) düzeyinde teşkilatlandığından, bu teşkilata ait kışlaların bulunduğu yerlere halen redif taburları ismiyle anıldığı görülür.



Yeniçeri Ocağının kaldırılması ile birlikte asırlarca ülkeyi korumak vekollamakla yükümlü bir güç tarihe karışmıştı. İmparatorluğun içinde bulunduğunazik d~rum, vakit geçirı~eden bu görevi yüklenebilecek yeni askeri
teşkilatın kurulmasını zorunlu kılıyordu. Nitekim çalışmalarkısa süre içinde,tamamlandıktan sonra "Asakir~i Mansure-i Muhammediye" adiyle, modernBatı ülkelerinin askeri teşkilatlarına benzer şekilde bir ordunun kurulması
kararlaştırıldı. Yeniçeri Ağası yerine Başkomutanlık ve aynı zamanda HarbiyeB'akanlığı görevleri ile yükümlü "Seraskerlik" makamı teşkil ettirildi.Bu görev, Ağa Hüseyin Paşa'ya verildi. Bir müddet sonra Hüseyin Paşa az-
. ledilerek yerine Hüsrev Paşa getirildi (i827) ve o 1836 yılına kadar bu görevde kaldı



Diğer tarafta 1826 temmuzunda Asakir-i Mansutıı-i Muhammediye Kanunnamesi
yayınlandı. Kanuna göre önceleri 12 bin kişilik olması düşünülen,bu ordu, .1500'er kişiden ibaret "Tertip" adı verilen sekiz birliğe ayrıımıştı.Her birliğin komutası, binbaşı rütbesinde bir subaya verildi. 1828 yılında
teşkilatia bazı değişiklikler yapılarak "tertip" yerine "Alay", kol yerine"Tabur", "Saf" yerine "Bölük" tabiı:leri kabul edildi. Ayrıca her alayın 500'ermevcutlu üç taburdan oluşması kararlaştırıldı. Alay komutanlığı, Başbinbaşı
.yerine Miralayadi verilen yüksek rütbeli subaylara verildi. Tabur komutanlarıise Binbaşı ünvanını aldılar. Zamanla teşkilat genişledikçe bazı değişikliklerdaha yapıldı. İki alay bir liva sayılarak Mirliva'nın komutasına konuldu.
Alaylar Hassa ve Mansure diye ikiye ayrıldı. Başlarına Ferik rütbesinde birersubay getirildi. 1832'de önceleri Hassa Ferikliği, biraz sonra da Mansure
Ferikliği Müşirliğe yükseltilerek askeri rütbeler Osmanlı İmparatorluğununson zamanlarına kadar devam edecek olan şekilde şöyle düzenlendi:
1- Nefer - Onbaşı - Bölük Emini - Çavuş - Başçavuş - Mülazim.
2- Yüzbaşı - Tabur Katibi - Solkol Ağası - Sağkol Ağası - Alay Emini-
Binbaşı.
3- Kaymakam - ~iralay - Ferik - Müşir 2.

_Bu kısa açıldamadanda anlaşıldığı gibi, yeni ordunun teşkilatı modernbir şekilde düşünülmüştü. Avrupa'da olduğu gibi askerlere süreli talinıler yaptırılınış,modern silahlarla donatılmışlardı. Eğitim için Prusya'dan piyade,
suvari ve topcu subaylar getirtilerek subay ihtiyacı karşılanmak istenmişti.
Diğer taraftan Harb Okulu, Askeri Tıp Okulu gibi okullar açılırke~, Avrupa'yamodern harp sanatını öğrenmek amacı ile9ğrenci gÖnderildi. Orduyu istenilenşekilde yeniden' teşkilatlandırmak ve eğitmek amacı ile "Dar-ı Şura-ı askeri"
kuruldu. Büyük, devletlerin ordularında uyguladıkları- kuralların öğrenilmesiiçin de "Tercüme Odası'" açılarak, askerlik alanında yazılmış önemli kitaplartürkçeye çevrildi.

Yeni bir ordu kurmak için girişilen çabaJarın kısa bir süre içinde olunılıisonuç vermesi beklenilemezdi. Hele karşilaşılan iç ve özellikle dış güçlükler
daha kuruluş döne'minde olan Asakir-i Mansure'nin istenilen şekilde gelişmesini
önledi. Osmanlı-Rus harbi, arkasından Mısır Valisi Mehmed Ali Paşa'nınisyanı, yeni ordUnlin teşkilatlanmasında «iddi sorunlar ortaya çıkardı .De~-letin içinde hulunduğu ekonomik sıkıntı, hazinenin para hulamaması ve daha
haşka etkenlerden ötürü (askere alma usulünün iyi olmaması gihi) Asakir-iMansure'den heklenilen haşarı hir süre daha elde ediIemedi.
••• •••
•••
i
1826'da Yeniçeri Ocağının kaldırılmasındaıı hemen sonra kurulan "Asakir-i, Mansure-i Muhammediye" ile çok geniş sınırları olan imparatorluğukoruyup kollamak olanaksızdı. Ülkenin helli haşlı gelir kaynakları bu ordu
için kurulmuşolan Mansure Hazinesine devredildiği halde, masraflar karşılan-~yordu. Şartlar, yeni ordunun erat sayısım 'artırmaya elvermiyordu. Başka
hir çözüm yolu aramak, hulmak gerekiyordu. Nitekim çok geçmeden yeni bir.yolbulunmuş ve Redif askeri teşkilatı kurulmuştur.
II. Mahmud döneminde yapılan bütün yenilikler, kararlaştırılırkendevletin ileri gelenleri ile damşma toplantıları yapılırdl. Bu toplantılardaalınan kararlar Padişahın onayından geçtikten sonra uygulama alanına konurdu.
Redif askeri teşkilatının kurulmasına da 1834 yılı Ağustos başlarındatoplanan "Meclis-iŞura" da karar verilmiştir. Bu karar II. Mahmut tarafındanonandıktan hemen sonra uyguİanmayabaşlanınıştı3•
Redif askeri teşkilatımn ku~iıluşu hakkında bilinenler çokazdır. M.Nuri'.nin Netayicü'l- Vukuat'ta verdiği bilgi dışında teşkilatın kuruluşu ile ilgilibilinen pek az şey vardır. Devrin diğer kronikçileri de Netayicü'l- Vukuat ta
verilen bilgileri tekrarlarlar. Bu bakımdan basılı eserlerdeki bitgiler üzerinde'fazla,durnıaya gerek görmüyoruz. Bu yazıda asıl kaynaklarıınız, başta Takvim-i vekayı olmak üzere, şer'iye sicilleri ile Başbakanlık arşivinde mevcutbazı kayıtlaralmuştur .


.Redif askeri teşkilatın~n kuruluş esaslarını II. Mahmud'un yayınladığıbir genel fermandan şöylece saptamak mümkündür: Meclis-i Şura'da alınankarara. uygun olarak, imparatorluğun dahilinde bulunan bütün sancakların
kapsadığı kazalarda (Maden, Has, Evkaf, Muaf ve gayr-ı muaf bütün kazalarda)subayları ile birlikte 1400'er kişilik birer tabur teşkil ettirilecektir.Şayet küçük kazalardan bu kadar asker çıkaracak nüfus yoksa böylesi yerler
civar kazalarla birleştirilecek, böylece tabur ortaklaşa tertip edilecektir.







Redif askeri yazılacak kimseler 23-32 yaşları arasındaki gençler arasmdan
kur'a ile tesbit edileceklerdi. Vücutlannda askerliğ~n gereklerini yerine getirmeyeengelolabilecek sakatlıklar bulunanlar askere alınmıyacaklardı. Askeryazilması, defterlerinin tutulması ve bu defterlerin İstan~ul'a Bab-ı S~raskeri'ye
gönderilmesi işi sancak mutasarnflan ile valilere bırakılmıştı. Bunlar
emirlerinde bulunan müteselli~ ve voyvodalar yardımıile bu işi yürütecekler,ancak bütün sorumluluklar kendilerine ait olacaktı.Taburlar için gerekli subaylar (zabitler) kazalarm ileri gelenaileleri
(hanedan ve kişizadeler) arasınd~n valiler tarafından seçilecek, isimleri İstanl:
iul'abildirilecekti. Onayalındıktan sonra bunlar subayolarak görevebaşlıyacaklardı.Bu yolla subay seçilenler idare işlerine kanşmıyacaklar, yalnızaskerlikleuğraşacaklardı. Ancak, eğer bir ayan ~eya voyvoda idare işlerinin
yanısıra subaylık da yapabilecek güçte ise lJöylelerine valilerin teklifleriyle
subaylık görevi verilebilecekti.


Redif askeri, modern bir şekilde eğitilmek istendiğinden, subaylarınınaskerlikten çok iyi anlamaları gerekirdi. Halbuki bölgelerinde hemasılsa sivrilmiş
veya servetlerine dayanarak ün yapmış ailelerin çocuklarıarasındanseçilen subayların askerlikten haberleri bile yoktu. Böylelerinin er eğitmeleride düşünülemezdi. Nitekim bu meseleye kolay bir çözüm bulunmuş, zabit
seçilenler peyderpey İstanbul'a çağnlarak bir iki ay "Asakir-i Mansure-iMuhammediye talimlerine" iştirak ettiriletek terfi verilip geldikleri yerleregönderilme kuralı uygulanmıştır. Memleketin ller tarafından subayolmak için
başvurmalar olmuş, bunlar arasından seçilenler İstanbul'da kısa bir eğitimetabi tutulduktan sonra subayolarak redif taburlannda görev yapmaya başlamışlardır.

Ayrıca redif askerinin eğitim ve öğretimi :için Asakir-i Mansure'yemensup askerlerden de yararlanılmıştır. Bunlar izinli olarak memleketlerinegittiklerinde Redif taburlarılUn talimlerine katılıp eğitimlerine yardımcı olacaklardı.
Yine Asakir-i Mansure-i Muhammediye 'subayları da senede iki kere
sancak merkezlerinde yapılacak genel talimlere katılacaklardı. Bu hususlaraMahmud'un sözü ,edilen fermanında yer verilmiş bulunuyordu 4.Redif 'askeri, teşkilatmın kurulmasını emreden ferman eyalet valilerinin
eline geçer geçmez harekete geçmişler, derhal asker yazmaya ve taburlarınıtamamlamaya başlamışlardır. Vilayet ve sancaklarda 'redif teşkilatının kurulduğunu,
halkın çok memnun kaldığını İstanbul'a bildiren birçok belge, BaşbakarilıkArşivinde mevcut olduğu gibi, çeşitli vilayetlere ait şer'i~ye sicil-Ierinde ve Takvim-i Vekayı nüshalarında yeralan birçok kayıtta bize kısa birsüre içinde bütün memlekette yeni askeri teşkilatın kurulduğunit göstermektedir.

Örneğin, Ankara Sancağı ve bu sancağa bağlı yerlerde redif askeri taburlarımnderhal kurulduğunu,' halkın teşkilattan çok memnun olduğunu bildirenilanılardan birisi bütün ileri ,gelenlerin imzasını taşı:u'ıaktadır s. Hassa
askeri müşirlerinden olup aymzamanda Kocaeli Sancağı muhasıllığını yapmaktaolan Ahmet Fevzi Paşa;ya Bolu Sancağı da "muhasıllık" olarak veriliyorve kendisinden buralarda Redif askeri teşkilatım kurması isteniyor.

Bununüzerine harekete geçen Ahmet Fevzi Paşa, bizzat hem Kocaeline ve hem de
Bolu'ya giderek buralarda 17 gün içinde rediftaburlarının kurulu,şunu tamamlatıyordu.Onun çalışmalarından hoşnut kalan II. Mahmut kendisini takdirve taltif edip diğer idarecilere örnek gösteriyordu 6. Anadolu'nun bir çok eya~
letlerinde olduğu gibi Sivas ve Sivas'abağlı Maden-i Hümayun kazalarındada redif teşkilatı hemen kurulmuştu. Vali Reşit Paşa'nın uygun görme'siile Palu Hakimi/İsmail Bey miralay seçilmiştir. İsmail Bey'inteklifi üzerine de
Çar Sancağı voyvodası Osman Ağa Redif ;taburlarının kaymakamlığına,
Harput ayanı reisi Dergah-ı Ali kapucubaşılarından Süleyman Beğin. kardeşiÖmer Ağa ile Arapgir'in ileri gelenlerinden olup aynı zamanda voyvodalık'yapmakta olan Osman Ağa ise binbaşı olmuşlardı 7.
Karesi Sancağı mütesellimi Şerif Ağa, 200 kişilik süvari .Redif askeritertip etmiş, bunlar için gerekli olan nişan ve kılıçları merkezden ist,emişti.Bunun üzerine gerçekten de 200 kişilik bir süvarı Redif birliği oluşturup oluşturmadığını
araştİrmak üzere, Timarlı Süvari Asakir-i Mansure miralayl~rın.dan Salim Bey, görevlendirilerek Karesi'ye gönderilmişti. Salim Bey yerindeyaptığı incelemelerden sonra gerçekten de böyle bir birliğin oluşturulduğunu
saptamış, kayıt defterinin bit kopyasını da yanına alarak İstanbı,ıl'a dönmüştü.II. Mahmut hunun üzerine hatt-ı hümayun'u ile, ~işanların darphane-iami;e'den ve kılıçların 'ise mühimmat.i midaen imal edilerek gönderilmesini
eınretmişti8• Kütahya mütesellimi de redif teşkilatı kuritIması için gönderilenferman ve nizamnamenin alınıp halka duyrulduğunu, gereğinin yapılacağınıarzediyordu9•




Çankırı Sancağında "hanedan ve kişizadeler" 190 kişilik süvari
redıf askeri çıkarmak için izin istiyorlardı(Hatt.ı HümayunTasnifi, No: 018498, Belge No: III)

Redif teşkilııtı bir taraftan bütün sancaklarda kurulurken diğertaraftateşkilatın işleyişi ile ilgili problemler gün geçtikçe artmaktaydı. Sancak vekazaların ileri gelenleri idaresine bırakılan taburların modern bir şekilde eğitilmeleri
mümkün olmadığı gibi,iş-güç za~anı halkı talim için 10phyan zabitlerdende şikayethir gittikçe artıyordu. Karışıklıklarıönlemek ve Redif teşkilatınıiyi işler bir duruma getirmek amacı ile İstanbul'da bizzat padişahın
başkaıılığında ilgililerle toplantılar yapılıyor, yeni yeni kararlar alınıyordu.
Haziran 1836 da alınankararlarla teşkilatın işleyişinde bazı değişiklikler yapıldı.Sancak merkezlerinde senede iki kere yapılan toplu talimlere sancaksınırları içerisindeki bütün taburların birlikte katılmaları yerine, münavebe
usulü ile bu merkezlerde üçer ay talim görmeleri uygun görüldü.

Böylece hem şehir merkezi askersiz kalmıyacak ve hem de daha iyi' yetişmeleri sağlancaktı.
Ziraat mevsimlerinde halkın zarar gö~memesi için de mümkün old~ğu kadarziraatın yapılmadığı aylarda talimler yaptırılacaktı. Şayet, ziraat mevsimindebir bölük talim için sancak merkezine gitmek zorunda kalırsa, o bölüğe dahil
erle~in ziraat ve benzeri işleri komşuları tarafından yapılacaktı. Talim sür~siboyunca askerlerin yiyecek, yatacak, silah ve diğer giderleri devletçe karşıla:nacaktı. Sancak merkezi olan şehirlerde tıpkı III. Selim devrinde Nizam-ı
Cedid askeri için inşasına başlanan kışlalar:1 gibi kışlıılar yaptırılacak, taliııılerekatılan askerle~ buralarda kalacaklardı.

Yılda iki kere ey alet merkezlerinde
büyük talim denilen toplu eğitim ve öğretim için redif askerleri bir araya
geleceklerdi. Anadolu yöresinde bu büyük taliııılerden ilkinin baharda, ikincisininise güz mevsiminde yapılması kararlaştırılınıştı. Ancak "ruz-ı kasım"
(Güz dönemi)nin Anadolu'da ziraat mevsimi olması göz nönünde tutularak,bu bölgede genel taliııılerin yılda bir defa yapılması kararlaştırılınıştı. Seneninhangi aylarında talim yapılacağı ayrıca: valilerce saptanacaktı12•
Redif askerlerinin giderlerini karşılamak için "Redif-i Mansure Hazinesi"adı ile yeni bir hazine oluşturulmuş, Anadolu ve Rumeli'de birçok bölgeningeliri bu hazineye ayrılınıştı. Askerlerin aylık, elbise ve benzeri masrafları bu
hazinece karşılanacaktı13• Yalnız, taliııiler esnasında yapılacak masraflar (yiyecekve diğer ı;aruri giderler) taliıllİn yapıldığı sancak halkından "iane"adı altında toplanacaktı. Bunun için de sancak müteselliıııleri altı aylık bir
süre içinde askerler için yapılan masrafların bir defterini tutacaklar, bu defterler tıpkı tevzi defterleri gibi kontrol için altı ayda bir İstanbul'a gönderi.lecektil4.

Böylelikle yolsuzluk yapılması önlenecekti. Ne var ki mütesellimlerve redif subayları buna rağmen halkın sırtından geçinme yollarına_bir yenisini.daha eklemişler, redif askeri masrafı karşılığı adı altındahalktan gerekenin
iki-üç misli vergi almışİardır. İncelenmek için gönderilen defterlerden buyolabaşvurulduğu -anlaşılmış, gerçek masraflar dışında halktan fazla bir şey alınmamasıiçin yeni bir yol önerilmiştir. Bu karara göre, her sancakta redif mas-
,rafı olarak yılda 20.000 kuruş masraf yapılması ve bu yirı:~.ibinkuruşun iki
taksitle halktan toplanması uygun görülmüştü. Eğer askerler için yapılan
masraf, yirmibin kuru~tan fazlatutarsa, fazlalık vali ve mütesellimlerin kendi
gelirlerinden sağlanacaktıls. Ne varki bu kural- da uygulama -alanma konuluncaaksaklıklar devam etmiştir. Masrafların 20 bin kuruşu geçmemesi'içinaskerlere verilmesi gerekenlerin önemli bir kısıııııı:dankısıntı yapılmış, yapılmam.
iş masraflar yapılmış gibi gösterilerek yirmibin kuruş halktanvergi ola~rak alınmıştır. Aksaklıklar artıkça halkın şikayetide çoğaımıştır. Bununüzerine, yeniden, merkezde ileri gelenlerleIL Mahmut yeni toplantılar yapıp'
- çözüm yolları aramıştır. -

Ağustos 1836'da II. Mah:ı;nud'unbaşkanlığında toplanan "Meclis-iŞura"
da, redif teşkilatıwn daha iyi işler şekle getirilmesi ve şikayetlerin önlenmesiiçin yeni bir karar alındı. Buna göre, redifteşkilatının kurulmuşolduğu bütünsancaklarm uygun biçimde belirli merkezlere bağlanarak yenidendüzenlenmesi/
öngörülmüştü~

 Uygulanmasına 2 Eylül i836'da başlanan bu karara göre
Türkiy~'de idari bölünme şöyle olacaktı:

Hüdavendigar Müşirliği adı altında; Hüdavendigar (Bursa) merkezi,
Kocaeli, Bolu, Karesi, Eskişehir sancakları birleştirilip müşirliğe "Müşir-i
_Asakir-i -Hassa-iŞahane" olan Ahmed Fevzi Paşa getirildi.

Ayrıca Kütahya
ve Karahisar-ı Sahip sancakları "Ferik" lik olarak bu müşirliğe bağlandı ve .
ve' mutasarrıf Hafız Paşa buralara ferik oldu.

Redif-i Mansure Konya Müşirliği ünvaniyle; Konya, -Akşehir, Beyşehir,
İçel, Niğde, Aksaray sancakları birleştirilerek müşirliğine KaraPlan valisi
Hacı Ali Paşa getirildi.

Teke, Harriid sancakları ile "Türkmen Hassı" da
"Redif-i Mansure Konya Ferikliği" unvanıyle Konya müşirliğine bağlı olarak
Antalya muhafızı Hacı Osman Paşa'ya verildi.

Redif-i Mansure Ankara Müşirliği diye; Ankara, Çankırı, Kastomonu,
Viranşehir (Safranbolu) ve Çorum sancakları birJeştirildi, müşirliğe İzzet
Paş~getiril~i. . .

Aydın Redif Müşirliği adı altında, Aydın, Saruhan, Sığla ve Menteşe
sancakları birleştirilip, Aydın muhassılı Yakup Paşa'ya verildi.
Erzurum RedifoiMansure Müşirliği ise, Erzurum, Van, Bayezit sancak-. larından oluşturuldu. Esat Paşa Müşir oldu. Çıldıı:ile Kars eyaletleri de Ferik- .lik olarak Erzurum müşirliğine bağlandı ve buraların mutasarrıfı Ahmet Paşa
ferikliğe getirildi.


Edirne Müşirliği adı ile de Edirnenin eski kazaları ile Çirmen Sancağı,
Yanbolu, Nahiye-i Yanholu, Kızanlık-ı Çırpan, Yeni ve Eski Zağra., Filibe,
Pazarcık kazaları birleştirilip müşirliği Mustafa Nuri Paşa'ya verildi.
Kayseri, Bozok, Kırşehir Sancakları ile Yeni İl voyvodalığı "maden-i
hümayun .vehas kazalar" olduklarından bağımsız bir feriklik olarak ele alındı.
Bu ferikliğe ileride uygun birisininatanması kararlaştırıldı.

Sancaklar böylece. birleştirilip yeni müşirlikler oluşturulduktaiı sonra
müşir olanlardan İstanbul'da bulunanlar ki bunlar Almıet Fevzi, İzzet, Mustafa
Nuri, Esat, Hacı Ali paşalardı, II. Mahmud'un huzuruna kabul edilerek,
kendilerine yeni unvanları törenle verilmiştir. İst~nbul'da bulunmayanlara
i!!e kapu kethüdaları aracılığı ile keıidilerine unvan ve görevleri bildirilmiş
bulunuyordu16•

Görülüyor ki 1836 yılında redif askerini daha yararlı bir hale getirmekamacıyla aşağı yukarı Kanuni Sultan Süleyman döneminden beri devamedegelen klasik eyalet düzeninde şeklen bile olsa önemli değişiklikler yapılmıştır.
Bu tarihten sonra müşirliklerde neler oldu? Müşirllfrgörevlerini başarıile yapabildiler mi? Ne gibi aksaklıklar çıktı ve ne gibi yeniliklere gidildi?
Bu soruları cevaplandırmak için ayn bir çalışma ve araştırmaya gerek vaı:dır.Şu kadarını belirtelim ki sözünü ettiğimiz yeni düzenleme4en istenilen sonuçalınamamış, Tanzimat'ın .ilamndan hemen sonra redif teşkilatına yeni bir
biçim vermek gerekmiştir. Mülki idare ise ufak tefek değişikliklerle vilayetkanunnamesinin yayınlandığı 1864 yılına kadar hu biçimde varlığını sürdürmüştür


II. Mahmut'un merkezi bir idare sistemini uygulamak için giriştiği ıslahatİnbir parçası olarak yeni idari düzenini ele aldiğımızda görüyoruz ki onun bütüniyi niyetlerine rağmen, adem-i merkeziyetçiliği temsil edenler (ayan ve eşraf, .
de.rebeyle~) yeni düzende kendilerine yeni iş olanakları bulmuşlar, redif taburlarındaaskeri görevler alarak varlıklarınıbaşka bir biçimde daha etkili olaraksürdürmüşlerdir.

Müşir olanlar her ne kadar doğrudan doğruya merkeze bağlısadık ve başarilı kimseler iselerde, teşkilatın ferikIik ve daha alt kademelerindegörevalanlar, o bölgelerin sivrilmiş kimseleri olmuştur. çoğu azledilmiş ayan,
ve voyvodalarla yerli mütegalibe, aşiret reisIeri ve beyleri redif' taburlarısubaylıklarına getirilmişlerdir. Bunlar alışık oldukları soygun düzenini a.sker .masraflarını ~arşılama adı altında ~orluk çekmeden rahatlıkla yürütme ol~-
nağını bulmuşlardı.



ÇANKIRI VE ILGAZ REDİF TABURLARINA AİT OSMANLI ARŞİVLERİ KATALOG BİLGİLERİ


Redif: Son dönem Osmanlıordusunda, askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er demektir. Genelde kayıtlarda redif taburları olarak geçer. Yine kaza(ilçe) düzeyinde teşkilatlandığından, bu teşkilata ait kışlaların bulunduğu yerlere halen redif taburları ismiyle anıldığı görülür.


Tarih:     Dosya No:    Gömlek No:6924    Fon Kodu: KK.d...
Kengiri redif taburunun maaş icmali (Askeri).

Tarih:     Dosya No:    Gömlek No:6872    Fon Kodu: MAD.d..
Kengiri sancağından iki alay itibarıyla müretteb Redif-i Asakir-i Mansura-i Muhammediye birinci taburu zabitan ve neferatının sergi dolayısıyla tevzi ve taksim olunan maaş ve mahiyeleri müfredatını ihtiva etmektedir. Sonunda alay ve tabur kumandanları olan Miralay İbrahim ve Binbaşı Mehmed Sadık'ın imza ve mühürleri mevcud maaş defteri.

Tarih: 06/L /1277 (Hicrî)    Dosya No:214    Gömlek No:90    Fon Kodu: A.}MKT.MHM.
Asakir-i Redife için Kengiri'den toplanan akçenin verildiği ve Kengiri'deki taburun İzmir İskelesi'ne gönderildiği.

Tarih: 27/M /1283 (Hicrî)    Dosya No:358    Gömlek No:1    Fon Kodu: A.}MKT.MHM.
Kura neferat-ı mevkufesinin gönderildiğine ve teşkil edilen redif taburunun da gönderilmek üzere olduğuna dair Kengiri 'den (Çankırı) gelen telgrafın gönderildiği.

Tarih: 14/Z /1284 (Hicrî)    Dosya No:404    Gömlek No:7    Fon Kodu: A.}MKT.MHM.
Beşinci Ordu I.Ejder Alayına Manastır Mekteb-i İdadisi Müdürü Binbaşı Selami Efendi'nin kaymakam, İkinci Ordu Beşinci Redif Alayının İkinci Kengiri taburuna İkinci Ordu Piyade Altıncı Alayının Üçüncü Taburu Sağkol Ağası Abdullah Ağa'nın binbaşı olarak tayini

Tarih: 02/C /1310 (Hicrî)    Dosya No:11    Gömlek No:1310/C-002    Fon Kodu: İ..TAL.
Hassa Ordusu'na mensub redif sınıf-ı tali Yüzyedinci Alayın Üçüncü Kengiri Taburu İkinci Bölük Mülazım-ı Evveli Hafız Ahmed Tevfik Efendi'ye beşinci rütbeden mecidi Nişanı itası.

Tarih: 08/C /1313 (Hicrî)    Dosya No:660    Gömlek No:64    Fon Kodu: A.}MKT.MHM.
Asayişin tekrar sağlandığı Sivas'ta daha önce vilayete gönderilmesi kararlaştırılan Kayseri Redif Livası ile Kengiri (Çankırı) Taburlarının sevkine gerek kalmadığı. Kayseri'den Gemerek'e gönderilen taburun yarısının Şehirkışla'da ikamesi; ayrıca, Aziziye ve Bünyan Hamid Kazaları'nda bulundurulmak üzere Kayseri'den bir tabur gönderilmesi.

Tarih: 13/M /1320 (Hicrî)    Dosya No:485    Gömlek No:18    Fon Kodu: DH.MKT.
Kengiri Redif Taburu Dördüncü Bölüğü Mülazım-ı evveli İsmail Efendi'nin, Yabanabad'da Bosna muhacirleri için yapılan hanelerin inşasında gösterdiği gayretden dolayı Mecidi nişanı ile taltifi talebi.

Tarih: 15/S /1256 (Hicrî)    Dosya No:12    Gömlek No:559    Fon Kodu: İ..DH..
Ankara ve Kengiri asakir-i redifesi zabitanından zabtiye hizmetine tayin olunacaklara dair.


Tarih: 14/Z /1284 (Hicrî)    Dosya No:404    Gömlek No:7    Fon Kodu: A.}MKT.MHM.
Beşinci Ordu I.Ejder Alayına Manastır Mekteb-i İdadisi Müdürü Binbaşı Selami Efendi'nin kaymakam, İkinci Ordu Beşinci Redif Alayının İkinci Kengiri taburuna İkinci Ordu Piyade Altıncı Alayının Üçüncü Taburu Sağkol Ağası Abdullah Ağa'nın binbaşı olarak tayini.

Tarih: 02/C /1310 (Hicrî)    Dosya No:11    Gömlek No:1310/C-002    Fon Kodu: İ..TAL.
Hassa Ordusu'na mensub redif sınıf-ı tali Yüzyedinci Alayın Üçüncü Kengiri Taburu İkinci Bölük Mülazım-ı Evveli Hafız Ahmed Tevfik Efendi'ye beşinci rütbeden mecidi Nişanı itası.

Tarih: 13/M /1320 (Hicrî)    Dosya No:485    Gömlek No:18    Fon Kodu: DH.MKT.
Kengiri Redif Taburu Dördüncü Bölüğü Mülazım-ı evveli İsmail Efendi'nin, Yabanabad'da Bosna muhacirleri için yapılan hanelerin inşasında gösterdiği gayretden dolayı Mecidi nişanı ile taltifi talebi.

Tarih: 20/Z /1324 (Hicrî)    Dosya No:294    Gömlek No:2    Fon Kodu: Y..MTV.
Kengiri Redif Deposu'nun tamirine kadar içindeki malzemenin Kışla-ı Hümayuna nakli.

KOÇHİSAR REDİF TABURU

Tarih: 29/Ra/1283 (Hicrî)    Dosya No:574    Gömlek No:24139    Fon Kodu: C..AS..
İkinci Ordu Dairesi dahilinde bulunan Dördüncü Redif Alayı'nın Koçhisar'dan mürettep üçüncü taburunun celp ve cem'i için mezkur taburun binbaşısı ile gönderilen talimat dairesinde hareket edilerek askerin Rumeli'ye sevkleri.

Tarih: 19/Ra/1312 (Hicrî)    Dosya No:285    Gömlek No:30    Fon Kodu: DH.MKT.
Koçhisar Redif Taburu Binbaşısı Arif Efendi kasabada kurulan pazaryerinin tebdili sırasında çıkan anlaşmazlıkdan dolayı yaralanarak Kastamonu'ya gönderildiğinden durumun tahkiki için kolağası rütbesinde diğer bir memurun gönderilmesi gerektiği.



Sola Kaydır

Kerim DEMİR(www.kerimdemir.tr.gg)

 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=