Kerim Demir>> Site içi arama
Hoşgeldiniz Kerim Demir |

Bilgi

YENİ EKLENENLER

İçerik

Kerim DEMİR

ermenitehciri

ERMENİ TEHCİRİ

OSMANLi ARSiVLERiNDEN ORNEK  SECME VE YORUMLAR

Ogretim gorevlisi M. Torehan SERDAR

ERMENi TEHCiRi
Osmanli Devleti 11 Nisan 1331 (25 Nisan 1915) tarihine kadar, yani seferberlikten dokuz ay sonrasina kadar, Ermeni isyanlarina karsi yalniz mahalli ve ozel tedbirler almakla yetindi. Van'in dusmesi ve Rus ordusunun dogu illeri uzerine yurumesi siralarinda, ozellikle onculuk eden Ermeni gonullu Alaylari tarafindan Musluman halk, merhametsizce yok ediliyordu. Hukumet Ermeni Patrikligine, Ermeni Milletvekillerine, komite reislerine; vatan savunmasi icin ugrasilirken isyanlara, saldirilara, cinayetlere devam olundugu takdirde siddetli tedbirler alacagini bildirdi. Bu tenbihata ragmen Ermeni faaliyeti butun siddeti ile suruyordu. Ermeniler tarafindan Van'in dusurulmesi, Bitlis, Mus, Erzurum, Dogu Beyazit, Zeytun (Suleymanli), Sivas bolgelerindeki isyanlar ve saldirilar uzerine hukumet orduyu ve milleti korumak icin harekete gecmek zorunda kaldi. Savasta olunmasina ragmen, faali-yetlerine serbestce devam eden komite merkezleri 25 Nisan'da hukumet tarafindan kapatildi. Komite reisleri ve tahrikcileri tutuklandi.

Baskumandanlik ve Bakanligin muracaati uzerine su kanun cikarildi.

MADDE: 1 -  Seferde Ordu, Kolordu ve Firka kumandanlari, bunlarin yardimcilari ve bagimsiz bolge kumandanlari; halk tarafindan herhangi bir suretle huku-metin emirlerine ve memleketin savunmasi guvenligini korumaya iliskin uygulamalara karsi koyma, silahla saldiri ve mukavemet gorulurse
hemen askeri kuvvet ile siddetli suretle cezalandirmaya ve saldiriyi tamamen yok etmeye yetkili ve mecburidir.

MADDE:  2 -  Ordu ve bagimsiz Kolordu ve Firka kumandanlari, askeri kurallara aykiri olan veya casusluk ve ihanetlerini hissettikleri koy ve kasabalar halkini ayri ayri veya topluca diger yerlere sevk ve yerlestirebilirler.

MADDE:  3 -    Bu kanun yayin tarihinden itibaren gecerlidir.


13 Recep 1333 ve 14 Nisan 1331
(27 Nisan 1915)
<!--[if !supportLineBreakNewLine]-->
<!--[endif]-->

<!--[if !supportEmptyParas]--> <!--[endif]-->


Osmanli Hukumetinin hakli olarak aldigi bu surgun karari (surgunden ziyade yer degistirme) uzerine, itilaf devletleri tarafindan Osmanli Hukumetine Ajans Havas vasitasiyla su bildiri yapildi:

"Fransa, ingiltere ve Rusya devletleri bu bildirimin yayini hususunda birlesmislerdir. Uzun bir yandan beri Turk, Kurt halki, Osmanli yonetimi memurlariyla birlikte ve cok zaman bunlarin yardimlariyla Ermenileri yok etmektedirler. Soz konusu katliamlar, ozellikle Nisan'in 15'ine yakin gunlerde Erzurum, Tercan, Bitlis, Mus, Sason, Zeytun ve butun Kilikya bolgesinde yapilmistir. Van yoresinde yuze yakin koyun halki tamamen olduruldugu gibi, ayni zamanda Osmanli Hukumeti istanbul'daki sakin ve
zararsiz Ermenilere de musalla oldu. Turkiye'nin insanlik ve medeniyete karsi isledigi bu cinayetlerden dolayi gerek Osmanli Hukumeti uyelerini ve gerek bu katliamlara katilmis ve katilacak olanlari sahsen sorumlu tutacaklarini itilaf hukumetleri Babiali'ye acikca bildirirler."


24 Mayis 1915
Ermenilerin bu hale gelmesinin bence tek sorumlusu basta ingiltere olmak uzere Avrupa ulkeleri ve Rusya'dir.
Senelerce Ermenileri pohpohlayip kiskirttilar. Osmanlinin "Millet-i Sadika", sadik millet dedigi Ermenileri, kendi cikarlari icin bir alet olarak kullandilar. dokulen her Ermeninin kanindan bu devletler sorumludur.

Osmanliyi protesto etmelerinin tek sebebi; Ermenileri insan olarak dusunmeleri degil, ellerinden Ermeni aletinin alinmasidir. Musluman Turkun yok olmasini, vataninin bolunmesini hayal eden Hiristiyan alemi, kendi elleriyle besledikleri Ermeni isyancilarinin bu topraklardan cikarilmasini kabullenemezdi. Bu durum, elinden oyuncagi alinan bir cocugun feryatlari gibidir.

Van'da yuze yakin Ermeni koyu halkinin yok edilmesinden bahsediyorlar. Herhalde bu devletler, Zeve'de bulunan ve Ermeniler tarafindan hunharca katledilen Musluman mezarligindan habersizdirler.
Orayi gidip gormelerini isterdim.

Osmanli Devleti tarafindan Fransa, ingiltere ve Rusya'ya su karsilik verildi:

"Osmanli Hukumeti, sozu gecen bildirinin kapsadigi ifade ve maddeleri kesinlikle ret eder. Osmanli ulkelerinde Ermenilere karsi katliam yapildigi yalandir. Olaylarin ic yuzunu anlatmak icin asagidaki aciklama sunulur:

Erzurum, Tercan, Bitlis, Mus, Sason ve Kilikya Ermenileri rahatlik ve guvenligi bozacak hicbir harekette bulunmadiklarindan, Osmanli memurlari tarafindan bunlar hakkin-da bir takim tedbirler ihtiyac gorulmemistir. Bu gercek, tarafsiz devletler Konsoloslarinca da bilinir. Uclu itilaf hukumetlerinin bu konudaki suclamalari yalandan baska bir sey degildir. Doguya ait isleri ve hususlari bilenler pekala bilirler ki, Ermeni halki her firsattan yararlanarak Osmanli Hukumeti aleyhinde isyana kiskirtanlar, uclu itilafin ve ozellikle Rusya ile ingiltere'nin memurlaridir. Bu devamli tahrikler, Osmanli Hukumeti ile sozu gecen hukumetler arasinda dusmanlik belli oldugundan beri ortaya cikmistir. Yine boylece bu devletlerin Bulgaristan ve Romanya'da bulunan Konsoloslariyla diger memurlari, Osmanli tebaasindan olan genc Ermeni cetelerini Varna, Sulina, Kostence ve diger yollarla Kafkas-ya'ya gondermislerdir. Rusya Hukumeti, bu genc Osmanli Ermenilerini gerek ordusuna almis ve gerek silah ve bombalarla donatip ihtilal bildiri ve programlari verdikten sonra kendilerini imparatorluk cevrelerine saldirtmaktan geri durmamistir. Bunlarin gorevi ve cevrelerde gizli bir ihtilal teskilati meydana getirmek ve ozellikle Van, Catak, Havasor, gevas ve Timar Ermenilerini hukumetimiz aleyhine silahli isyana yoneltmekten ibarettir. Bunlar ayni zamanda Turklerle Kurtleri oldurmek icin Ermenileri tahrik ediyorlardi.

.............

Sikayet etmeye mecbur olduklarini sandiklari olaylarin butun sorumlulugu, soz konusu olan ihtilal hareketlerini kendileri tertip ve idare ettikleri icin daha cok uclu itilaf hukumetlerine aittir. Bu bildirileri bile zaten Ermeni tahrikcileri icin bir dayanaktir ve onlari tesvik eder."

Teshirle ilgili alinan bazi kararlar soyledir:

Osmanli Hukumeti
Icisleri Bakanligi
Emniyet Genel Mudurlugu
Genel Kalemi
Ozel

Bismillah

(sifre)

gizli, Cok acil

Edirne, Erzurum, Adana, izmir, Bitlis, Ankara, Halep vilayetlerine;

Bursa, Diyarbakir, Sivas, Trabzon, Konya, Elazig, Van, vilayetlerine;

Urfa, izmit, Bolu, Samsun, Balikesir, Kayseri, Nigde, Eskisehir, Afyon, Maras san-caklarina:

Ermeni Komitelerinin, Osmanli Devleti'ndeki ihtilal ve siyasetlerinin esas temeli, oteden beri kendilerine bir muhtariyet idaresi verilmesi icindir.

Birinci Dunya Harbinin baslamasiyla, Tasnak Komitesinin Rusya'da bulunan Ermenileri derhal aleyhimize kiskirtmis ve Osmanli devletindeki sadik Ermenileri bile kandirarak, Ordumuzun zayif anini buldugu zaman butun kuvvetleriyle ihtilal eylemlerine katilma dusuncesinde olduklari kararlastirilmistir.

Her firsattan istifade etmek suretiyle, memleketin istikbaline tesir edecek olan haince hareketleri; bilhassa devletin savasta bulundugu su siralarda: Bitlis ile Zeytun (Maras), Sivas ile Van'da meydana gelen isyan sonrasi olaylarla bir daha dogru olarak ortaya cikmistir.

Esasinda, merkezleri disarida bulunan ve bugun ki unvanlarinda bile iHTiLALCi-LiK  sifatini muhafaza eden butun bu komiteler, calismalarini hukumet  aleyhine  olarak  her cesit sebep ve araclarla faaliyet ve girisimlerde bulunarak, esas idealleri olan muh-tariyet kurma gayesi etrafinda toplanmistir.

Kayseri, Sivas ve cevresinde ortaya cikarilan bombalarla, Rus Ordusunda gonullu Alaylari teskil ederek Ruslarla birlikte memlekete saldiran ve Osmanli milletinden olan Ermeni Komite reislerinin hareketleri ve Osmanli Ordusunu arkadan tehdit etmek suretiyle ve pek buyuk bir sekilde alinan tertip ve nesriyatlariyla ortaya cikmistir.

Hukumetimiz, kendisi icin bir hayati mesele teskil eden ve surup giden bu tertip ve tesebbusun devamina hicbir zaman goz yumamaz ve yummayacaktir.

Fesat yuvasi olan bu Komitelerin varliklarini mesru olarak kabul edemeyecegimiz gibi, butun bu teskilatlarin ortadan kaldirilmasini acil bir olay olarak hissetmisizdir.

Bundan dolayi; Hincak, Tasnak ve benzeri Komitelerin vilayet dahilindeki yardimci ve sempatizanlarin toplanarak bir araya gelmelerine engel olunacak, sube merkezlerinde bulunacak evrak ve vesikalarin kaybolma ve imhasina kesinlikle firsat verilmeyerek derhal emir altina alinacaktir.

Komite reisleri ve ileri gelenlerinden olaylara katilanlarla, hukumetce taninan ve zararli olan Ermenilerin hemen tevkif edilmesi, bulunduklari yerlerdeki ikametgahlarinda surekli kalmalari sakincali gorulenlerin, vilayet ve sancak dahilinde uygun gorulen bir yerde ikamet ettirilerek, olay cikarmalarina firsat verilmeyecektir.

Icap etmesi halinde bu yerlerde silah aramasina baslanilacak, cikmasi muhtemel olan her turlu olaylara karsi birlik komutanlariyla haberlesme yoluyla komutanlar tedbirli bulunacaklardir.

Yapilan tatbikat sonucunda ve tetkik edilen evrak ve vesikalarin sonucuna gore tutuklanan kisilerin Divani Harbe gonderilmesi ve Ordu Baskomutanlik gozetiminde yapilan sorusturmalar sonucunda icap eden durumlarin derhal yapilmasi ve tutuklanan kisilerin miktariyla, yapilan islerden devamli bilgi verilmesi (yapilan icraatin sirf Komitelerin girisimine karsi bir hareket mahiyetine haiz olmasina karsilik, buna islam ahalisi ile Ermeni unsuru arasinda iliskiyi sona erdirecegi bir sekil verilmemesi) onemle tavsiye olunur.


Bakan
24 Nisan 1915

Yazan: ismail (imza)


******


Maliye Bakanligi        Icisleri sifreli telgraf
Levazim
Mudurlugu Kalemi

Erzurum, Bitlis, Van, Sivas, Elazig, Diyarbakir Vilayetlerine

Ermeni memurlarindan bir kisminin vazifelerin yapmaktan ziyade milliyetcilik gayreti ile hareket eden komitelerin mensubu oldugu, simdiye kadar bircok vesileler ile ortaya cikmis oldugundan vilayet ve belli yerlerdeki mustahdem ve maliyeye mensup Ermeni memurlarinin bu nedenle komitelerle olan munasebetleri veya devlete sadakatsizlikleri duyulan ve gorulenlerin bagli bulunduklari defterdarliklarla istisareye gecilerek gorevlerinden alinmalari, arkasindan Ermeni bulunmayan yerlere gonderilmeleri ve durumdan bizlerin haberdar edilmesi.

Maliye Bakani

Talat

Fi 23 Nisan sene (1) 1331
(6 Mayis 1915)
BOA.DH.sFR, nr.52/249


******

Osmanli Hukumeti
Icisleri Bakanligi
Emniyet Genel Mudurlugu
Ozel Kalemi: 409

sifre
Mutlaka yerine getirilecektir.

Van Valisi Cevdet Bey’e
Bitlis Valisi Mustafa Abdulhalik Bey’e

Van golu etrafinda ve ozellikle Van vilayetince bilinen yerlerdeki Ermeniler isyan ve ihtilal icin daimi birer ocak halinde bulunduklarindan bunlarin bulunduklari yerlerden alinarak guneye dogru sevk edilerek oralara yerlestirilmelerine karar verilmistir. Bu kararin derhal yerine getirilmesi icin valiliklere mumkun olan her turlu yardim, 3.uncu ve 4.uncu Ordu Komutanligina bildirilmistir. 

Esasen faydali neticeler verecek su tesebbusun Van’la beraber Erzurum’un guneyinden Bitlis merkezine bagli onemli kazalara ve ozellikle Mus, Sason ve Talori civarini da kapsayacak ve buralarda tatbik edilerek gerekli tedbirler ordu komutaniyla gorusulerek Erzurum Valisi Tahsin Bey tarafindan yerine getirilmesi kabul edilmistir. Bu konu kendisine yazilmis olmasina ragmen bizzat Erzurum’la haberle-serek, yukarida zikredilen konu icin icap eden tedbirler alinarak cabuklastirilacak ve duzenli bir sekilde tatbik edilecektir. sifre kopyasinin telgrafhaneden alinmasi.


Bakan

Fi 26 Nisan 1331
(9 Mayis 1915)

BOA.DH.sFR, nr. 52/282


******


Osmanli Hukumeti
Icisleri Bakanligi
Emniyet Genel Mudurlugu


sifre

Erzurum, Van, Bitlis Vilayetine

Vilayet dahilindeki koy ve kasabalarda bulunan Ermenilerin bulunduklari yerler dikkate alinarak Van vilayeti ile ona komsu olan kuzey tarafi haric olmak uzere Musul vilayetinin guneyi ile Zor sancagi ve merkezi haric olmak uzere Urfa sancaginda hukumet tarafindan tespit olunan yerlere Gonderileceklerdir. Oradaki koylere gelen Ermeniler, gerekli duruma ve yere gore cesitli sekilde mevcut koy ve kasabaya yapacaklari evlere veya hukumet tarafindan belirlenecek yerlerde yeni yapilacak koylere yerlestirilecektir. Nakledilmesi gerekli olan Ermenilerin guvenli bir sekilde sevk ve yerlestirilmeleri oradaki memurlara aittir. Yeni yerlerine gonderilen Ermenilerin can ve mallarinin korunmasi, iase ve istirahatlari, gectikleri yerlerdeki memurlara aittir. gonderilen Ermeniler kendilerine ait cesitli esyalarini beraberlerinde goturebilirler. Bilinmeli ki bu sevkiyat, harbin oldugu yerlerde yapilacaktir.

Bakan

Fi 10 Mayis sene (1) 1331
(23 Mayis 1915)

BOA.DH.sFR, nr. 53/93
*****************

TEHCiRLE iLgiLi HATiRALAR VE gORUsLER

1 - CEMAL PAsA'NiN gORUsLERi

Cemal Pasa Ermeni Tehciri sirasinda Filistin Cephesinde bulundugunu belirterek bundan haberi olmadigini acikladiktan sonra: "Yalniz surasina kesin bir imanla inaniyorum ki, Ermeniler Kafkas Ordumuzun gerilerini tehlikeye sokacak ve ordunun tamamiyla bozulmasina yol acacak tesebbuslerden geri kalmamislardir. O derecede ki butun Osmanli vatanini tehlikeye koyacak ve Anadolu'nun hepsinin Ruslar tarafindan isgaliyle sonucla-nacak bir umumi felakete imkan vermekten ise, Ermeni milletini zarar yapamayacak bir bolgeye naklini arkadaslarim uygun gormus olacaklardir." dedikten sonra devamla: "Bu Turklerle Ermeniler arasinda 60- 70 yildan beri sure gelen dusmanlik duygularinin bir sonucudur. Asirlardan beri bir arada yasayan bu milletleri birbirine dusman eden Moskof siyasetinin Allah belasini versin.

Gocun gosterdigi sefalet manzarasina gelince; Rus istilasi sirasinda Ermeni zulum ve cinayetlerinden kurtulmak icin Diyarbakir uzerinden Halep ve Adana yoluyla Konya'ya ve Erzurum ve Erzincan'dan Sivas'a siginan Turk gocmenlerinin gosterdikleri sefalet man-zarasi bundan az degildir. Fakat o bicareler Musluman olduklari icin Alman ve Amerikan misyonerler onlar icin raporlar yazmadi. Onlarin sefalet ve sefaletini edebi bir dille anlatmak luzumunu vicdaninda duymadilar.

Osmanli Hukumetinin Dogu Anadolu vilayetlerinden bir bucuk milyon kadar Ermeniyi katletmis oldugu ve bunlardan 600.000 kadarini yollarda oldurmus veya aclik ve sefaletten olmus olduklarini kabul edelim (Oysa ki o tarihlerde sozu gecen yerlerde yasayan Ermenilerin nufusu bir bucuk milyon degildi). Fakat Trabzon, Erzurum, Van, Bitlis vilayetlerinin Ruslar tarafindan istilasi sonrasinda oralarda oturan Turklerden acaba ne kadari Ermeniler tarafindan barbarca cinayetlerle oldurulduklerinin ve ne kadarinin hicret sirasinda telef oldugunu bilen var mi? iste biz haber verelim ki, bu yuzden olen Turkler muhakkak bir bucuk milyonu gecer. Ermeni katliamindan Turkler sorumlu oluyor-lar da, Turk katliamindan ve Genel sefaletinden Ermeniler nicin sorumlu olmuyorlar?
Yoksa Turkun degeri politikacilarin gozunde oldugu gibi insanlik aleminde de sinekler derecesinde midir?"

2 - TALAT PAsA'NiN gORUsLERi VE HATiRALARi

1921 yilinda Berlin'de bir Ermeni komitecisi tarafindan arkadan kursunlanarak katle-dilmis olan Talat Pasa, Ermeni Tehciri meselesi hakkinda sunlari soylemektedir:

"Umumi karargahta Ermenilerin Tehciri hakkinda bir kanun hazirlanarak vekiller heyetine arz edildi. Jandarmalar tamamen, polisler ise kismen ordu hizmetine alinmis ve yerlerine milisler konmustu. Tehcirin bu ellerle yapilmasi halinde cok cirkin sonuclar elde edilecegini biliyordum. Buna gore gelecegi dusunerek bu kanunun uygulanmamasinda israr ettim, yururluge girmesini de geciktirdim.

Bir zaman sonra Van; Ruslar, daha dogrusu Ermeni gonullu ceteleri tarafindan isgal edildi. Bu cetelerin Tasnak Komitesinin Osmanli Meclisinde Mebus bulunan Pastirma-ciyan ve Papazyan'in emri altinda olduklari sonradan ogrenildi. Canlarini kurtarmayi basar-mis olan kimselerin ifadelerinden; Van'in isgali sirasinda kacamamis olan Muslumanlarin olduruldukleri, kadinlarin serefleriyle oynandigi ve bircok genc evli kadin ve kizlarin evlerde toplanarak ve bu evlere umumhane gozuyle bakildigi anlasildi.
Olaydan kacan binlerce kadin, erkek ve cocuktan ibaret olup, silahlari bulunmayan halk uzerine Ermeniler tarafindan makineli tufek atesi acilmistir.

Van'daki bu olaylari, icerideki olaylar takip etmistir. Birliklerine katilmak uzere gonderilen bazi tek askerler bu ceteler tarafindan oldurulmustur. Komutanlar tarafindan umumi karargaha gonderilen raporlardan anlasildigina gore Muslumanlara karsi sehirlerde, koylerde ve yollarda yapilan katliam ve taarruzlar Rus cephesinde o bolge halkindan teskil olunan askerler uzerinde cok kotu tesirler birakmistir.

Ordu idaresi yeniden Tehcir Kanununun uygulanmasinda israr etti. Ben tekrar kabulu aleyhinde bulundum. Birkac defa cok aci durumlar bana gostermisti ki, Hiristiyanlarin Muslumanlara yaptiklari zulumler Avrupa'da buyuk bir hosgoru ve sessizce karsilandigi halde, Muslumanlarin en ufak bir hareketi haddinden fazla buyutuluyordu. Bu sebeple Ruslarin bu savasta Ermenilerin yani basinda bulunmasi yuzun-den cikacak karisikliklarin bizim aleyhimize somurulecegini onceden biliyordum.

Bu muzakereler sirasinda arkadaslarimdan bazilari beni hissizlik ve vatana sada-katsizlikle suclayacak kadar ileri gittiler. gercekten ordu son derece tehlikeli bir durumda bulunuyordu.

Ordunun bu hususta bir kanun cikmadan once gerekli tedbirleri almasi imkani vardi. Bu bakimdan kanunu daha fazla uzatmakta fayda yoktu. Bu kanun Ordu ve Kolordu Komutanlarina isyan eden halki tek tek veya toplu olarak baska bolgelere sevk etmek yetkisini veriyordu. Savas yuzunden memleketin her tarafinda sikiyonetim ilan edilmis oldugundan, sivil idare de askerin elinde bulunuyordu.
Tehcire once Erzurum'da baslandi. Erzurum valisi Tahir Bey Icisleri Bakanligina, sevkiyat sirasinda Ermenilerin Kurtlerin taarruzuna ugramis olduklarini bildirdi. Valiyi telgraf basina cagirarak yardim icin orduya basvurmasini ve faillerin siddetle cezalandirilmalarini emrettim. gercekten Ordu Kuman-danligi bir Tabur asker gonderdi ve ele gecirilebilenler kursuna dizilmek suretiyle cezalan-dirildilar."

Talat Pasa Tehcir sirasinda bazi firsatci ve sorumsuz kisiler tarafindan bircok cinayetler islendigini, bunlarin en agir sekilde cezalandirildiklarini acikladiktan sonra devamla:

"gerek Tehcirler ve gerekse isyanlar yuzunden Ermeniler zayiat verdiler. Bunu itiraf etmek lazimdir. Fakat Dogu vilayetlerindeki Muslumanlarin da Ermeniler yuzunden ayni miktarda zayiata ugradiklari da bir gercektir.

Ruslarin Van, Bitlis, Mus ve Erzurum'u isgalleri sirasinda yapilan ve bizzat Ruslar tarafindan itiraf olunan zulum ve cinayetler o derece vahsice yapilmistir ki, Muslumanlar artik evlerinde kalmaya cesaret edemeyerek ac ve ciplak goce mecbur olmuslardir. Boylece Hicret eden Muslumanlardan 600 bin kisi olmustur. Ermeni komitecileri tarafindan kendi programlari lehine surdurdukleri ve butun sorumlulugu hukumete yuklemek isteyen ve Ermeni meselesi acikladigim bicimde olmustur.

Esas itibariyle askeri bir ihtiyat tedbirinden baska bir sey olmayan Tehcir, vicdansiz ve seviyesiz insanlarin elinde bir facia seklini alabilir. Maksadimiz bu hareketlerin cirkin-ligini gizlemek degildir. Sadece bu olaylardan oturu butun Turk Hukumetini suclamanin haksizlik ve keyfi bir davranis oldugunu belirtmek istiyorum.

Tarafsiz bir mahkeme kuruldugu takdirde bu cinayetleri mudafaa etmis olmaksizin bir gercek olarak iddia edebilirim ki, olaylara bizzat Ermenilerin sebep olduklari meydana cikmistir."

Avrupa devletleri Tehcir kararindan oturu Osmanli Hukumetini kinarken, Avrupali ve diger bazi arastirmacilar Ermenilerin Tehcirden once isyana kalkistiklarini ve Osmanli Hukumetinin Tehcir kararini isyandan sonar aldigini bildirmektedirler.

Leo, isyanlarin surgunden once Ermeniler tarafindan cikarilmis oldugunu ispatla-mak icin soyle diyor:

"Mus'ta ve ovada 7.000 Ermeni silahlandirilmistir. Bunlar cesitli koylere dagilmis-lardir. Bircoklari Turklere askerlik etmemek icin kacmislardir.
Sason ne asker vermis, ne de baska bir sey. Hatta bu gayeyle gonderilmis olan Kurt memurlarini da oldurmuslerdir. Rus ordusu yaklasinca Mus bolgesinde hazirlanmis Ermeni gencligi isyan bayragini kaldiracaklardir."

Haziran sonunda Firat kesiminde, Mus kuzeyinde savasan Cevap Pasa kuman-dasindaki Turk Kolordusu, ugradiklari yenilgi yuzunden bozulmustu. Bu hareket sebebiyle Rus bildirisinde:

"Mus'ta daha dogrusu cevresinde Ermeni isyani hala butun siddet ve cogunluguyla surmektedir. Bitlis bolgesinde de ayni Ermeni isyani siddetle devam etmektedir." denilmisti.

Bu isyan, Rus askerleri icin Mus ve Sason'daki faaliyeti idare eden Rupen'i (pasa adi da takilmis unlu Tasnak komitecisi) ve bunun faaliyetlerini, Kafkas Ordusunun ovadaki kumandanina gostermek icindi.

Rupen issiz, harap Mus Ovasi'ndan sag salim cikinca Horizon gazetesi buyuk puntolarla su telgrafi yayinlamisti: "Rupen ve Vahan otuz arkadasi ile buraya geldiler. Kendileri Sason'da 30.000 Ermeni asisinin kaldigini, bunlarin bir ay daha dayanabilecek-lerini ve kendilerini kurtarmanin mumkun olacagini soyluyorlar."

Daha sonra Rupen Moskova'ya giderek orada bir bildiri okumustur. Rupen okudugu bildiride Mus ve Sason hareketlerinin isyan oldugunu belirtmistir.

Ermeni yazari Vaspuragan:
"Mus ve Bitlis isyanlarini, buralarin savas alanlari oldugunu soyleyerek aciklamak mumkundur. Fakat sebinkarahisar ve Zeytun (Maras) gibi uzak yerlerdeki isyanlari nasil anlamali? Buralardaki sayilari az Ermeniler, hukumete karsi silah kaldirmak icin ne gibi bir umuda dayaniyorlardi? Yalniz surasi hatirlanmalidir ki, buralardaki isyanlari yonetenler, Hincaklilardi. su halde durum derhal anlasilir. Sebep, Tasnaklarla yarismakti. Bunlari biz cok gorduk. iki isyan da bastirildi. isyana alismis olan Zeytun, bu sefer siddetle cezalandirildi ve yer yuzunden kalkti.
Alkislar icin sebinkara-hisar yetmisti. Bunlarin isyanlari ozel eserler, buyuk gazete yazilari ile ovuldu." diyor.

Soykirim ile ilgili gorusler:
Ermeni konularinda bir uzman olan ve yazdigi “Ermeni Dosyasi” isimli eseri Turkce,ingilizce ve Fransizca olarak basilan emekli buyukelci Kamuran gurun: “Osmanli Arsivlerinde 1912’de ulkemiz sinirlari icerisindeki toplam Ermeni sayisinin 1.300.000.000, 1921’de ise 1.025.000.000 olduguna gore i. Dunya Savasi sonunda Ermeni sayisinda 300.000’e yakin bir azalma olmustur. Muslumanlardan ayni donemde 2 milyon bir azalma oldugu bunlardan ¼’unun cephede sehit dustugunu” belirtmistir.

Kamuran gurun yaptigi incelemelerinde su hususlari bildirmektedir:
“Sevr anlasmasini Ermeniler imzalamistir.
Tehcir karari bir katliam karari degildir. Devletin bunun aksine goce tabi olanlarin korunmasi talimatlari var. Sorumlular mahkemelere verilecek denilmektedir. Nitekim bunlara aykiri hareket eden 1380 kisi yargilanarak hapse mahkum oldu. Ermenileri tutan ABD Baskani Wilson, uydurma bir kitap yazdirtti. Buyukelci Morgenthau’nun Hikayesi diye butun raporlar degistirildi. Nitekim 26 Eylul 1915 tarihli belge, Ermenilerin gittikleri yere yerlestiklerini ve rahat icinde olduklarini bil-dirmektedir. Amerikali tarihci Heath Lawry, 1990 yilinda bunu yazmistir.

Sadrazam Tevfik Pasa bu katliam meselesini ve iddiasini incelemek uzere birinci dunya savasina girmemis tarafsiz Danimarka, ispanya, isvec gibi ulkelerden ikiser uzman istemistir. Fakat ingiltere buna mani olmustur. 144 kisi katliamla ilgili olarak Malta’ya surulmustur.

Maras’ta 2 bin Ermeninin oldugu soylenmektedir. Zamanin ingiltere Disisleri Bakani Lord Curzon bu sayiyi 20 bine, daha sonralari ise 70 bine cikarmistir.

1873 tarihinde Ohannes isimli bir Ermeni “Ermenilerin Yapacagi Bir sey Kalmadi” isimli bir kitap yazmisti. Ancak Ermeniler bu kitabi yok ettiler.

Sevr muzakerelerindeki Ermeni delegasyonu baskani Bogos Nubar Pasa “gocte 260.000 kisi yerlerine varmadi” diye yazmisti. Ancak bu kisiler hakkinda katliam iddiasin-da bulunmamistir. Turkler oldurdu deyememistir.

Savasta karsilikli carpismalar olmustur. Ermenilerin oldurduler ve oldukler.yeni yetisen Ermeni kusaklari bu sayilari o kadar cok abarttilar ki, onceleri 250.000 olan sayi daha sonralari 750 bin kisiye, 1990’larda 1 milyon iki yuz elli bine ve gunumuzde 1 bucuk milyona cikmistir. Herhalde 2100 yilinda 1.750.000’e ve birkac yil sonra da 2 milyona yukselir. 8 de  bildirmistir.

Bu konu ile ilgili olarak Prof. Dr. Stamford SHAW sunu soylemektedir:

“Osmanlilarin 1.5 milyon Ermeniyi sistematik olarak soykirimina tabi tuttuklari iddiasi, 20. yuzyilin en abartili aldatmacasidir. Hitler’in gercek Yahudi soykirimina golge dusurmektedir.”

Ingiliz tarihcisi Dr. Andrev Mango; TBMM tarafindan duzenlenen “Tarih Boyunca Turk-Ermeni iliskileri” konulu sempozyuma gonderdigi tebligde su bilgilere yer vermektedir:

“Ataturk’un Cumhuriyetin kurulmasiyla beraber gecmisle ilgili hesaplari kapatti. Ermeniler ise bunun tersine ve gecmisi tarihcilere birakmak yerine intikamci bir yol izleyerek toprak ve tazminat taleplerini gundeme getirmeye calismaktadirlar. Osmanli imparatorlugu’nda Ermeni nufusunun yogun oldugu alti vilayette bile (Vilayet-i Sitte: Diyarbakir, Van, Bitlis, Elazig, Erzurum, Sivas) toplam nufusa oranlarinin yuzde 17’i gecmedigi, Ermenilerin Osmanli Topraklarinda isyan baslatarak ve savasta taraf olarak yer aldilar.

Osmanli arsivindeki belgelere gore 448.000 Ermeni icin tehcir karari verilmis, bunlardan 382.000 kisinin yerine ulastigi, geri kalanlarin ise yolda hastaliktan, yasliliktan ve cetelerin baskininda oldugu anlasilmistir.”

Sayin Mustafa Necati Ozfatura Beyefendi 23 Mart 2001 Cuma gunku Turkiye gazetesindeki kosesinde “Ermenilerin 24 Nisan Yalani” baslikli yazisinda:

“24 Nisan Ermeniler icin neyi ifade ediyor? ingiltere, Fransa ve Rusya’nin para, silah ve siyasi destegiyle istanbul’da bir ermeni isyani hazirlandi. Bunun haberini alan Osmanli hukumeti, isyanin ele baslari olan 2.345 kisiyi 24 Nisan 1915 tarihinde tutukladi. Ve isyan kansiz onlendi. istanbul’da on binlerce Musluman kani dokemeyen Ermeni komi-tacilari bu yuzden 24 Nisan’i her yil anmaktadirlar. Tehcir hadisesi ise 14 Mayis 1915 tarihinde karara baglanip, 7 Eylul 1915 tarihinde uygulamaya baslamistir. Tehcir bir goctur, asla surgun degildir. Sadece Dogu Anadolu ile Mersin-iskenderun bolgesindeki Ermenilerin Osmanliya ait irak, Suriye ve Lubnan’a gonderilmistir.

Ikinci Dunya savasinda ABD’nin, Japon asilli Amerikalilari toplama kamplarinda tecrit ettigini unutmus degiliz.
1878 Berlin Kongresinden sonra Ermeni isyanlari, koy ve kentlerde ise katliamlari cig gibi artmistir. Birinci Dunya Savasinda ise Ermenilerin isyan ve katliamlari zirveye ulasti. Sadece Erzurum’daki Ermenilerin %75’i Ruslarin safina gecti. 1915’te Kanal, Canakkale ve Kafkasya cephelerinde tarihinin en zor gunlerini yasayan Osmanli, Dogu Anadolu’da Ermeniler tarafindan arkasindan hancerleniyordu. Ulkenin butunlugu ve ordunun guvenligi icin Ermenileri tehcir (goc) yaptirmaya mecbur ve hatta mahkum ettirmisti. goc esnasinda Ermenilerin emniyeti icin her turlu tedbiri aldi. gorevini ihmal eden 1397 kisi cezalandirdi ve bazilarini idam etti. Goc sadece Dogu Anadolu, Mersin ve iskenderun icin idi. istanbul ve Anadolu’daki diger Ermenilere dokunulmadi. sayet soykirim yapilmis olsaydi, hepsine uygulanirdi.

Batili tarihcilere gore tehcir esnasinda hastalik, aclik, salgin hastaliklar, asiret kavgalari, kitlik, hava sartlari ile 300 bin Ermeni olmustur (Aslinda olen Ermeni sayisi 65 bin civarindadir).
Ama soykirim yapilmamistir. 2 milyon insan ise asla degildir. Hatta 300 bin rakamini bile abartmislardir. Tarihci Prof. Dr. Stanford Shaw’a gore olenlerin sayisi 200 bindir. ingiliz gizli servis mensubu Toynbee bu sayiyi 600 bine cikarmistir. Tarihcilere gore tehcir dahil Birinci Dunya Savasinda olen butun Ermenilerin sayisi toplam 300 bindir.

3 ingiliz generalinin hazirladigi raporda ise Ermenilerin 1 milyon Turk’u katlettigi yer alir. Carlik Rusya’sinin Disisleri Bakani Sazanoff’un, Car vekili Nikolayevic’e 27 Haziran 1916’da yolladigi telgrafta: “Ermenilerin Dogu Anadolu’da hicbir zaman cogunlukta olmadigini, cogunlugun her zaman Turklerde bulundugunu, b sartlar altinda bir Ermenistan muhtariyetinin kurulmasi, azinligin cogunlugu idare etmesi, bir haksizlik ola-caktir.” Demektedir.”

Ayni yazar bir baska yazisinda: “Ermeni cetelerinin tehcirden once 1 milyon Mus-luman Turk’u katlettigini, ingiliz generali Harbord Harington ile De Robeck hazirladiklari raporda ifade etmektedirler.

1932’den bu yana 3006 yabanci tarihci ve uzman, Osmanli arsivlerini incelemisler ve soykirim ile ilgili hicbir belge bulamamislardir. Osmanli Arsivi Daire Baskanligi tarafindan hazirlanan ve nesredilen Arsiv Belgelerine gore Kafkaslar’da ve Anadolu’da Ermeni Mezalimi isimli 4 ciltlik eserde 1914-1921 yillari arasinda Ermenilerin katlettigi 517.955 kisiye ait belgeler, yeri, tarih ve cinayetin nasil islendigi resmi kayitlarla sabittir. Buna Anadolu’nun diger yerlerindeki katliamlar eklendiginde ingiliz generallerinin 1 milyon Turk’un katli raporu dogrulanmaktadir.”

Simdi iyice dusunmek gerekiyor. Musluman Turk Milleti Anadolu’ya girdigi 1038 tarihinden Kurtulus Savasina kadar Anadolu topraklarinda Ermenilerle beraber yasadik. Ermenileri katletmek isteseydik 900 seneden fazla beklemezdik. Anadolu’ya girdigimiz gunlerde yok ederdik. Ya da cihan hakimiyeti oldugumuz gunlerde yapardik. Bu kadar beklememize gerek yoktu. Oysa onlara insanliklarini hatirlattik. Deger verdik. Onlara sadik millet manasina gelen “Millet-i Sadika” dedik. Askerlikten muaf saydik. Ticareti ellerine verdik. Onlardan Pasa, Milletvekili, Elci ve Bakan yaptik. Osmanli Devleti 19. yuzyilda 29 Ermeni; burokraside en ust rutbe olan pasaliga terfi ettirildi, 22 Ermeniye Disisleri Bakanligi dahil Bakanlik vermis, 33 Ermeni Milletvekili olarak atanmis, 7 Ermeni Buyukelci, 11 Ermeni Baskonsolos ve 11 Ermeniyi de Profesor olarak atayarak son derece onemli mevkilerdeki gorevlere getirmistir. simdi dusunelim... Bu kadar alicenap davranan bir milletin soykirim veya katliam yapmasi mumkun mudur? Bu sadece bu buyuk millete atilan bir camurdur. Unutulmasin ki gunes hicbir zaman balcikla sivanmaz.

Soykirim duzmecesi, Hiristiyan dunyasinin uydurdugu koca bir yalandan ibarettir.  Bu yalanin arkasinda duran batili gucler, bu yuce millete olan kinlerini ve bu topraklar uzerinde besledikleri gizli emellerinin bu sekilde dile getirmektedirler. Rusya’nin bogazlara kavusma sevdasi, ingilizlerin 3B siyaseti, Fransa’nin Akdeniz bolgesindeki bitmez sevdasi, Amerika’nin israil ile Ermenistan’i birlestirecek bir koridor acma ve Orta Dogu hedefleri, Yunanlilarin Megalo idea’si ve benzeri cikarlar.

Gercekten bole bir soykirim olmadigini batili devletler cok iyi bilmektedirler. Ama onlar milli dis politikalarini, Turk dusmanligi uzerine kurmuslardir. Asirlardir sure gelen “islam’i dogdugu Arap collerinde bogma, Turkleri geldikleri Asya steplerine surme” hayalleri, gunumuzde de olanca varligiyla surmektedir.

Soykirim yalani ilk defa ingilizler tarafindan ortaya atilmistir. Ermenilerin savundugu soykirim masali; Viscount Bryce ve Arnold Toynbee tarafindan yazilan Blue Book (Mavi Kitap) isimli esere dayanmaktadir. Bu kitap aslinda ingiliz istihbaratinin yalan haber uretme makinesinin bir urunudur. Birinci Dunya Savasi sirasinda gerek Almanya’ya gerekse Osmanli Hukumeti’ne karsi yalan ve karalama kampanyasi yuruten ve bu amacla ingiltere’de Wellington House’de ozel bir Savas Propaganda Burosu (War Propaganda Bureau) kuran ingilizler, Anadolu’da faaliyet gosteren Amerikali misyonerler ve istanbul’daki Amerikan Buyukelciligi’nin de isbirligi ile, belgelere dayanmayan ve tamamen dedikodu ve duzmece bilgilerle sozde Ermeni katliamlari senaryolarini yazdilar.

Amerikali tarihci ve Osmanli Uzmani Prof. Justin Mc. Carthy, bir sure once Londra’da SOAS’ta (School of Oriental and African Studies) verdigi konferansta, bu olayi soyle aciklamaktadir:

“Birinci Dunya Savasi patlak verdiginde Wellington Houde’de gizli bir propaganda birimi kuruldu (2 Eylul 1914-Z.A). Bu birimin amaci, ingiltere’nin dusmanlarini karalamak ve Amerika nezdinde ingiliz gorusune destek saglayabilmekti ve ingiltere’de savas sirasin-da moralleri yuksek tutmakti.
Wellington House’deki birimin basinda Charles Masterman adli bir Liberal Milletvekili vardi. Llyod george’un (David, ingiltere Maliye Bakani)cok yakin bir danismaniydi. Bu buroda calisanlar arasinda ingiltere’nin ABD Buyukelciligi de yapan ve ABD’de cok sayida dostu bulunan Viscount Bryce bir entelektuel de bulunuyor-du. Onun yardimcilarindan birisi de Arnold Toynbee adinda genc bir tarihciydi. Savas sirasinda Wellington House’nin calisma kayitlari imha edildi. Ve hatta boyle bir birimin varoldugu bile 1935 yilina kadar gizlendi. Ancak, kaynaklara iliskin bir defterin kazayla gunumuze kalabilmesi sayesinde bu birimin kullandigi kaynaklari ogrenebildik. Ayrica, burada imha edilen yayinlarin neler oldugunu ve o zamanin teknolojisiyle inanilmaz bir cabayla ABD’ye sevk edilen 7 milyon adet belgenin varligini ortaya cikardik. Ne yazik ki Bryce-Toynbee belgeleri ingiltere ve ABD’de Genel bir kabul gordu ve Ermeni milliyetcileri tarafindan kullanildi.”

Ermeniler ve Ermenistan Devleti, sadece iki kisinin hicbir belgeye dayanmadan, sadece Turk milletini karalamak icin yazdigi bir kitaba dayanarak ve bati dunyasini da arkasina alarak Turkiye’ye karsi dusmanca bir tavrin icine girmesinin altinda baska nedenler yatmaktadir. Bana gore bu nedenler sunlardir:

1. Ermenistan yonetimi her seyden once ulke yonetimindeki basarisizligini ortmek ve halkinin ekonomik sikintilarini gizlemek icin soykirim yalaniyla milletini oyalamak,

2. Dustugu ekonomik sikintidan kurtulmak icin soykirim yalanlariyla dunya kamuoyunun dikkatini cekerek Turkiye’yi zor durumda birakmak ve Turkiye’yi tazminata mahkum etmek,

3. guclu bir Turkiye’nin varligini Ermenistan ve bolge icin tehlikeli gormek,

4. Toprak talebiyle Turkiye’yi bolmek veya zor durumda birakmak,

5. Turkiye’nin basta AB olmak uzere batiya acilmasina engel olmak,

6. Turkiye’nin gerek Turk Cumhuriyetleri, gerek islam ulkeleri ve gerekse Balkanlar ve Ortadogu’da soz sahibi olmasini engellemek,

7. Toprak talebiyle Turkiye Cumhuriyetinden yuksek miktarda maddi gelir elde etmek,

8. isgal ettigi Azerbaycan topraklarini ilhak etmek, isgali hakli gostermek, isgal yuzunden kendi uzerine cektigi dikkatleri baska yonlere kaydirmak,

9. Tarihten gelen Turk milleti dusmanligini, batili ulkelerin de yardimiyla, “Turk-leri katil olarak lanse ettirerek pekistirmektir,


Ogr. gor. M. Torehan SERDAR

Sola Kaydır

Kerim DEMİR(www.kerimdemir.tr.gg)

 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=